12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, yakın zamanda Whatsapp, Facebook ve Instagram servislerinde yaşanan erişim sorunu hakkında, “Tek bir uygulama platformunu tek seçenek olarak kabul etmek ve seçenek üretmemek kriz dönemlerinde ağır neticeler doğurabilir. Dolayısıyla seçenekleri çoğaltmak ve özellikle yerli milli uygulamalara hız vermek gerekiyor. Bu yönüyle vatandaşlarımızı alternatif yerli uygulamalar konusunda kullanıcı olmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Sayan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nca düzenlenen 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası kapsamında “Haberleşmede Dijital Reform: Dijital Yollar” Panelinde konuştu.

Siber güvenlik açısından alternatif uygulamaların kullanılması gerektiğini belirten Sayan, şunları söyledi:

“Yakın zamanda Whatsapp, Facebook ve Instagram servislerinde dünya genelinde erişim sorunu yaşandı. Global kaynaklı sorundan ülkemizdeki kullanıcılar da kısmen etkilendi. İlgili platform yetkilileri, sorunun veri merkezleri arasındaki ağ trafiğini koordine eden omurga yönlendiricilerindeki yapılandırma değişikliklerinin bu iletişimi kesintiye uğratması olduğunu açıkladılar. Yurt dışı kaynaklı bu kesintilerin sonucunda bu uygulamaları kullanan vatandaşlarımız da mağdur oldu. Bu durum aslında bir şeyi ortaya koymuş oldu. Belli uygulamalara bağımlılığın olumsuz neticeleri olabilir. Tek bir uygulama platformunu tek seçenek olarak kabul etmek ve seçenek üretmemek kriz dönemlerinde ağır neticeler doğurabilir. Dolayısıyla seçenekleri çoğaltmak ve özellikle yerli milli uygulamalara hız vermek gerekiyor. Bu yönüyle vatandaşlarımızı alternatif yerli uygulamalar konusunda kullanıcı olmaya davet ediyorum.”

Ömer Fatih Sayan, konuya ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin yapıldığını aktararak, “Kullanımı giderek artan sosyal medya platformları ve haberleşme uygulamaları ile ilgili dünyada olduğu gibi bizimde yasal düzenleme çalışmalarımız sürüyor. Malumunuz 29 Temmuz 2020 yılında internet kanunumuzda değişiklik oldu ve sosyal medya şirketlerine yönelik düzenlemeler getirildi. Hedefimiz çok sayıda kullanıcısı olmasına rağmen bu güne kadar ülkemizle doğrusal temas kurmayan şirketlerle muhataplık ilişkisi kurmaktı. Temsilci atamaları gerçekleşti ancak istediğimiz performansı almış değiliz. Özellikle dezenformatif faaliyetlerini örgütlü biçimde kamuoyunu manipüle edecek biçimde yayanlara ilişkin olarak sosyal ağların gerekli önlemleri almaları hususunda da çalışmalarımız devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Şebekeler üstü hizmetler konusuna değinen Sayan, “Ülkemizde yerleşik olmayan ve temsilcisi de bulunmayan şirketler, işletmecilerin kurduğu iletişim altyapısını kullanarak İnternet Tabanlı Hizmetler (OTT-Over The Top-Şebekeler Üstü) olarak da ifade edilebilen bazı platform ve uygulamalarla yurt dışından internet üzerinden sesli, yazılı ve görüntülü hizmet sunulabiliyorlar. Türkiye’deki herhangi bir mevzuata tabi tutulmadan sunulan bu hizmetler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yetkilendirilen ve benzer hizmeti sunan işletmeciler açısından dezavantaj oluşturuyor. Düzenleyici ve denetleyici çerçevede olacak şekilde şebekeler üstü hizmetlere de yönelik de düzenleme çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu.

“Toplam genişbant abone sayımız 86 milyona yaklaşıyor”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, haberleşme teknolojilerindeki hızlı değişime dikkat çekerek, “Bir önceki Şura’nın düzenlendiği 2013 yılında ülkemizde 3G mobil hizmeti hızla yaygınlaşıyorken, bugün 5G’ye geçişe çok yaklaştık ve bunun yanında 6G’yi de tartışıyoruz. Megabitler düzeyinde hızlar o dönem için tatmin edici iken, artık Gigabit seviyesinde eve kadar fiberi ülkemizin tamamına götürebilmek için planlar yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Dijitalleşme adına önemli atılımlar yapıldığını aktaran Sayan, “Ülkemizde 2013 yılında mobil abone sayısı yaklaşık 70 milyon iken, halihazırda mobil abone sayımız çoğunluğu 4.5G abonesi olmak üzere 85 milyona yaklaşmış durumda. 2013’te uzunluğu 227 bin kilometre olan toplam fiber altyapımız, bugün itibarıyla neredeyse iki katına çıkarak 445 bin kilometreyi geçti. 2013’te 3G ile sunulan mobil genişbant hizmetine abone olanların sayısı 24 milyon iken, şu an mobil genişbant abone sayısı 68,3 milyona ulaşmış durumda. Toplam genişbant abone sayımız ise 86 milyona yaklaşıyor. 100 megabit internet sunma hedefimiz var.” dedi.

Sayan, salgınının bilgi ve iletişim teknolojilerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattığını belirterek, “Ülkemizdeki güçlü sabit ve mobil altyapılarımızla haberleşme hizmetlerinde eğitim, sağlık, iletişim, alışveriş, bankacılık gibi pek çok işlemlerimizi çevrimiçi ortamlarda sürdürdük. Bu süreçte bilişim sektöründe yatırımlar da hız kesmeden artarak devam etti ve rakamlara baktığımızda bilişim sektörü açısından 2020 yılında son 10 yıldaki en yüksek büyümenin gerçekleştiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bilgi teknolojileri, diğer sektörlerin de gelişim ve değişiminin anahtarı”

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin geçirdiği değişime değinen Sayan, şunları söyledi:

“Bugün artık elektronik haberleşme hizmet ve altyapısının kullanılmadığı bir sektörden bahsetmek neredeyse imkansız. Dünya Bankası, genişbant penetrasyonunda yüzde 10’luk bir artış ile gelişmiş ekonomilerde kişi başına düşen reel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) büyümesinde yüzde 1,2’lik bir artışın olabileceğini tahmin ediyor. Dolayısıyla bilgi teknolojilerini diğer sektörlerin de gelişim ve değişiminin anahtarı olarak görmemiz gerekiyor. Uluslararası kuruluşlar ülkeleri gelişmişlik düzeylerine göre sıralarken, geçmişte okullaşma, hastane sayısı, kişi başı kullanılan elektrik miktarı ve gelir gibi birimleri kullanırken günümüzde gelişmişliği ölçme kriterleri arasında internete erişebilen nüfusun oranı ve yüksek hızlı mobil teknolojilerin yaygınlığı bulunuyor.”

Sayan, dijitalleşme yatırımlarına ilişkin, “2020 yılında elektronik haberleşme sektöründeki yatırımlar salgın şartlarına rağmen bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 artarken, 2021 yılında da hız kesmedi ve geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 22 artış kaydetti. Özel sektör yatırımlarının yanı sıra Bakanlık olarak halen mobil hizmetlerin ulaşamadığı kırsal bölgelere yerli ve milli imkanlarla üretilen ULAK baz istasyonlarını kullanarak en son teknolojiyi Evrensel Hizmet projeleri ile götürüyoruz. Ülkemizin dijital yollarını inşa ederken temel önceliğimiz ULAK gibi yerli ve milli haberleşme ürünlerini kullanabilmek. 4.5G’nin ilk yatırım döneminde yüzde 0,98 olan yerlilik oranının, 2018-2019 yatırım dönemi itibarıyla yüzde 23’leri geçtiğini görüyoruz. Ancak bunu daha da iyi noktalara getirmemiz gerekiyor.” dedi.

“Yerli ve milli yazılımlarımızla siber vatanımızı koruyoruz”

5G’ye geçişe yönelik yapılan çalışmalara değinen Ömer Fatih Sayan, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanımızın çizdiği 5G’ye yerli ve milli imkanlarla üretilmiş şebeke ürünleri ile geçme vizyonu çerçevesinde, 5G’ye yönelik olarak kurulan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi ve 5G Vadisi Açık Test Sahası gibi çalışmalarla ülkemizdeki yerli üretim potansiyelini harekete geçirdik. 2017 yılında Bakanlığımız ve BTK destekleri ile Kurulan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi tarafından geliştirilen Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Projesi haberleşme alanında ülkemiz açısından önemli bir köşe taşı niteliğinde. Proje kapsamında 5G Baz İstasyonu, 5G Çekirdek Şebeke, 5G operasyonel ve yönetimsel yazılımlar gibi 5G teknolojisine özel kritik şebeke donanım ve yazılımları geliştiriliyor. Proje sadece ürün geliştirme projesi değil, aynı zamanda dünya markaları çıkarabilmemiz için de bir araç olacak. Nitekim Proje paydaşlarından 10 firmamız bir araya gelerek GTENT’i (Global Telekom ve Entegre Teknolojiler A.Ş.) kurdular ve bu firmamız ürünlerimizin yerel ve dünya piyasalarına sunulması için çalışıyor.”

5G için kritik öneme sahip fiber altyapı yaygınlığının artırılması için yatırımların devam ettiğini bildiren Sayan, “5G’nin 2035 yılına kadar dünya ekonomisine 3,8 trilyon dolar katkı yapması ve 22,8 milyon istihdam yaratması bekleniyor. Biz de 5G’nin ülkemizde sunulabilmesi bakımından 5G ihalesi ile ilgili çalışmalarımıza başlamış bulunuyoruz. Mevcut 2G, 3G ve 4.5G yetkilendirmeleri dikkate alınarak 5G yetkilendirmesine ilişkin politika ve strateji önerilerini oluşturmak amacıyla BTK tarafından çalışmalara başlandı. Söz konusu çalışmalara işletmeciler, üretici firmalar ve diğer sektör paydaşlarının görüşleri alınarak devam ediliyor. BTK’nın 5G’ye geçiş için politika önerilerini Bakanlığımıza sunması akabinde, konu Bakanlığımızca derinlemesine ele alınarak ülkemiz için en uygun 5G politika ve stratejileri oluşturulacak ve 5G ihale süreci tüm paydaşların beklentilerine uygun şekilde yürütülecektir.” ifadelerini kullandı.

Sayan, 6G teknolojisi için de çalışmaların yapıldığına da işaret ederek, “5G ile karşılaştırıldığında, 6G kablosuz iletişim ağlarının çok daha yüksek spektrum, enerji ve maliyet verimliliği, daha yüksek veri hızı, 10 kat daha düşük gecikme, 100 kat daha yüksek bağlantı yoğunluğu, daha fazla otomasyon imkanı, milisaniyenin altında zaman gecikmesini sağlanması bekleniyor. Özellikle imalat, otomotiv, inşaat ve sağlık sektörlerinde fayda sağlayan bu teknoloji sayesinde gerçekleştirilmesi zor veya pahalı olan projelerin dijital ikizlerinin oluşturulması ile birlikte sanal ortamda denemeleri yapılacak ve üretim aşamasına geçilebilecek.” yorumunu yaptı.

Her saniye bir siber atakla karşılaşıldığını anımsatan Sayan, “Yerli ve milli yazılımlarımızla siber vatanımızı koruyoruz. Siber güvenlik çalışmalarımızın bir sonucu olarak, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından ülkelerin siber güvenlik konusundaki olgunluğunu ölçmekte kullanılan Küresel Siber Güvenlik Endeksi verilerine göre ülkemiz 2020 yılında Avrupa’da 11. sıradan 6. sıraya, dünyada ise 20. sıradan 11. sıraya yükselme başarısını göstermiş bulunuyor.” şeklinde konuştu.

12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası
12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası
12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası
12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası
12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir